SOLARYUM.COM




Solaryum Soruları


- Güneş ışınları ile solaryum ışınları arasındaki fark nedir?
Solaryum hakkında sorular Güneş ışığı stratosfer ile atmosferden geçerek dünyaya ulaşır. Ozon tabakası en zararlı UV ışınları filtre eder. UV-C ve bazı UV-B ışınları filtre edilirken UV-A ışınları aynı kalır. Güneş ışınının etkisi mevsimlere, yöresel sıcaklıklara, hava kirliliğine, kumsal, yağmur, kar durumlarına göre günden güne değişir. Solaryum cihazları insanlar tarafından yapıldığı için; ışınlar insan sağlığına en uygun şekilde kombine filtre edilmiştir ve ten tipine göre ayarlanabilir. Solaryum cihazları güneşin aşırı ve zararlı ışınlarına maruz kalmaksızın güneşin yararlı etkilerinden faydalanmak isteyenler için kuvvetli bir alternatiftir.

- İnsanların ten rengini belirleyen nedir?
Herkes doğduğu zaman genetik olarak ten rengine sahip olur. Afro-Canabian' da doğan bebekler doğduklarında beyaz tenlidirler. Güneş ışığına çıkana kadar ten renkleri beyaz kalır, sonradan zencileşirler.

- Bulutlu havada yanılır mı?
Evet. Yanmak için direkt güneş ışınlarına gerek yoktur. Bulutların arasından gelen ışınlarla da yanılır. Gölgede de yansıyan ışınlar sayesinde aynı durum söz konusudur.

- Solaryumla güneş bronzluğu arasında fark var mıdır?
Kumsalda güneşlenmeyle solaryum eşit derecede bronzlaşmayı sağlar. Tek farkı solaryum cihazlarında kişiye özel bronzlaşma planları uygulanır. Ten tipine uygun makine ve kullanım süresi belirlenerek. Dolayısıyla güneşte oluşabilecek aşırı kızarma, soyulma, su toplama gibi durumlar solaryumda söz konusu değildir. Solaryum ve güneş bronzluğunun kalıcılık süreleri aynıdır. Bronzluğun kalıcılık süresini uzatmak ancak cildi iyi nemlendirmeyle olur.



- Solaryuma girmeden önce duş yapılır mı?
Solaryuma girmeden önce yapılan duş ve solaryuma özel pealing jelleri kullanımı bronzlaşma öncesi iyi birer hazırlıktırlar. Ölü deri hücreleri atılır, gözenekler açılır. Seanstan sonra duş yapmak da tavsiye edilir.

- Dövmeler için zararlı mıdır?
Alerjik reaksiyonlar oluşabileceği için dövmeli bölgelerin korunması gerekir.

- İlaç kullananlar solaryuma girebilirler mi?
Bazı ilaçlar deriyi UV ışınlarına karşı hassaslaştırırlar. Bu ilaçlar fototoksik efekte sahip olan içeriğe sahiptirler. Bu yüzden solaryuma girmeden önce ilaç kullanımı söz konusuysa ilacın prospektüsünü okumak ve şüpheli durumlarda doktora danışmak gerekmektedir. Herhangi bir etki 48 saat içinde belirir.

- Kaç yaşından itibaren solaryuma girilebilir?
Bebeklerin ve küçük çocukların tenleri UV ışınlarına karşı hassas olduğu için 16 yaşından küçüklerin solaryuma girmesi uygun değildir. Bu yaştaki çocuklarda büyüme hormonu salgılanması devam eder ve bu ışınlar hormonun salgılanmasına etki edebilir. Güneşte ise, şapka, elbise, şemsiye, yüksek koruma faktörlü kozmetik ürünleri vs. ile iyi korunmaları gerekir. Küçük yaşta alınan güneş yanıkları, ilerdeki yaşlarda ciddi problemlere yol açabilir.

- Solaryum hamilelikte zararlı mıdır?
Kadınlarda hamilelik sırasında choloesma adında pigmentleri aktif hale getiren bir hormon üretimi olur. O yüzden bazı hamile kadınlar diğer kadınlara göre güneş ışınlarına karşı değişik tepkiler verirler. Deri hassaslaşabilir. O yüzden kontrollü olarak ışınlarla temas etmek en doğrusudur. UV ışınlarının ana karnındaki bebeklere bir etkisi yoktur.

- Güneşlenmenin kalp ve dolaşım sistemi üzerindeki etkisi nedir?
Düzenli güneşlenme vücut üzerinde tıpkı düzenli yapılan beden eğitimi etkisi göstermektedir. Bunun nedeni güneşin UV-B ışınları nedeniyle vücutta meydana gelen D vitamini üretimidir. Kalp ve dolaşım sisteminde bu vitaminin alıcıları bulunmaktadır. Bunun sayesinde kalp kasları ve kan dolaşım sistemi kan ile daha iyi yıkanmakta ve vücutta oksijen yönünden ekonomi sağlanmaktadır. Kalp ve dolaşım sistemi rahatsızlıkları tedavisinde doktor tavsiyesine göre dozu ayarlanmış bir güneşlenme veya güneşlenme teknolojisi ile önemli başarılar sağlanmaktadır.

- Solaryum ışınları neden osteoporoza karşı koruma sağlar?
Solaryum SSS Osteoporoz, kemik erimesidir. Kemik özü artan hormon ve kalsiyum eksikliği nedeniyle azalır. Kemikler katılaşır ve özellikle yıpranmış noktalarda olmak üzere (Örnek: omurilik, el bilekleri ya da üst kalça eklemleri) daha kolay kırılır. Doktor kontrolü altında hormon kaybı ilaçlar ile dengelenebilir. Kalsiyum eksikliğine bol kalsiyumlu yiyeceklerle karşı konulabilir. Fakat buna ek olarak kanın yeterli oranda vitamini ile beslenmesi gerekir. Çünkü ancak bunun yardımıyla insan vücudu besinlerden alınan kalsiyumu değerlendirebilir. D vitamini ilaç olarak ya da güneş ışınlarından alınabilir. UV ışınları bu sırada özellikle tercih edilmelidir. Çünkü D vitamini tabletlerinin dozajına zararlı reaksiyonlara yol açmamak için dikkat etmek gerektiği halde UV ışınlarında aşırı üretim söz konusu değildir. Yaz aylarında doğal güneş ışınlarının içerdiği UV-B ışınları solaryumdakilerden çok daha fazladır. Ancak özellikle son yıllarda çok yüksek UV-B dozajının belli riskler taşıdığı, Örneğin aşırı güneşlenmede cilt kanseri olunabileceği ortaya çıktı. Buna karşın solaryumda ışınlar kontrollüdür. Modern solaryumlar vücudun D vitamini üretebilmesine yeten, fakat diğer yandan cilt kanseri gibi riskleri ortadan kaldıracak olan %1-2 oranında kontrollü UV-B ışınları yaymaktadır.

Sonuçta dünyada solaryum yardımı ile güneşlenmeden dolayı cilt kanserinin ortaya çıktığı tek bir vaka bile görülmemiştir. Buna sonbahar ve kış aylarında güneş ışınlarının açısı nedeniyle doğal güneşin UV-B ışınlarının, vücutta D vitamini sentezine çok düşük oranda imkan verecek kadar zayıf olması eklenmektedir. Yani solaryum hem yazın hem de kışın hayati önem yaşayan UV ışınları ile beslenmek için iyi bir olanak sağlamaktadır. Solaryum stüdyosunun seçiminde bronzlaşmayı sağlayan ampullerin mutlaka UV-B ışınları da yayıyor olması önemlidir. Bu bağlamda tüm vücutta ve %1-1 civarında bir UV-B ışını oranını sağlayan alçak basınç cihazları idealdir. İyi bir solaryum stüdyosundaki personel, cihazların kullanımı ve solaryuma girme sürelerinin doğruluğu konusunda da yardımcı olacaktır.

- Güneş ve solaryum kanserden korur.
Geçmişte, medyanın sansasyon merakı nedeniyle güneş ve solaryum hakkında, çoğunlukla yanlış ve gerçek dışı haberler çıkmıştır. Kuşkusuz doğru olan şu; aşırı dozda uygulandığında UV ışınları insan vücudunu olumsuz yönde etkileyebilir. Bu nedenle güneş ve solaryum insanları iyileştiren ancak aşırı dozda kullanıldığında zararlı yan etkileri olan bir ilaca benzetilebilir. Dünyanın hiçbir yerinde düzenli solaryum kullanımı nedeniyle ortaya çıkan bir cilt kanseri vakasına rastlanmamıştır. Değişik cilt hastalıklarının tedavisinde modern solaryumdaki UV ışınlarına oranla çok daha yüksek düzeyde UV ışınlarının uygulandığı foto-terapi kullanılmaktadır.

Solaryum ve kanser ilişkisi UV-B ışınlarına maruz bırakılan 1.000 civarında hasta on yıl boyunca gözlenmiştir. Bunların bir tanesinde bile cilt kanserine rastlanmamıştır. Tam aksine: Amerikan donanmasında gönüllü 4.000' den fazla insan üzerinde yapılan gözlemler, güvertenin altında çalışan denizcilerin güneşte güvertenin üzerinde çalışanlara oranla maligne melanome (kara cilt kanseri) hastalığına çok daha sık yakalandığını göstermiştir. Bilimsel araştırmalar; ABD' nin az güneş gören kuzey bölgelerindeki insanların, ABD'nin güneşli güney bölgelerinde yaşayanlara oranla bazı kanser türlerine daha sık yakalandıkları sonucunu vermiştir. Bunun sebebi, vücut tarafından üretilen ancak insanlarda güneş ve solaryum sayesinde harekete geçirilen D-3 vitaminidir. Bu vitamin sadece direnç mekanizmalarını güçlendirmekle kalmıyor aynı zamanda dahili tümörlerin büyümesini önleyici etki yapıyor ve bunların tehlikeli bir biçimde bölünmesini azaltıyor ve engelliyor. Güneşin kontrolsüz ışınlarına maruz kalmak istemeyenler, solaryum sayesinde, kontrollü şartlar altında, makul dozajlarda, zararlı sonuçlardan korkmaksızın güneşin yararlı etkilerinden yararlanma imkanı buluyorlar.




Sağlıklı bronzluk için dikkat edilecek diğer konular.
  • Solaryum seanslarına başlamadan önce mutlaka cilt testi yaptırınız. Böylelikle teninizin rengine ve cildinizin hassasiyetine göre solaryuma gireceğiniz uygun süre ve seansları belirleyebilirsiniz.
  • Doğal bir bronzluğa ulaşmak için toplam 6 - 7 seans yeterli olmaktadır. Ancak çabuk bronzlaşmak için seanslar sık sık tekrar edilmemelidir. Bir hafta içinde 3 kereden fazla veya aynı gün içerisinde 2 kez solaryuma girmek tehlikelidir.
  • Solaryumda kalacağınız süre ilk seans için 8 - 10 dakika arasında olmalı daha sonraki seanslarda ise 5' er dakika arttırılarak maksimum 20 dakikaya çıkarılmalıdır.
  • Solaryuma girmeden önce cildin bütün kozmetik ürünlerden tamamen arındırılmış olması gerekir. Ayrıca solaryum için üretilen özel ürünler olmadıkça, solaryum cihazında hiçbir güneş ürünü kullanılmamalıdır.
  • Seans esnasında gözler kapalı tutulmalı ve koruyucu gözlük takılmalıdır. Ayrıca lens kullanan kişilerin, solaryuma girmeden önce lenslerini çıkarmaları gerekmektedir.
  • Prospektüslerinde "UV ışınlarına karşı duyarlılık yaratabilir" uyarısı olan ilaçlardan kullananlar solaryuma girmemelidirler.
  • Alkol alındıktan sonra solaryuma girilmemelidir.
  • Epilasyon, ağda, cilt bakımı sonrasında solaryuma girilmemelidir.
  • Kalıcı makyaj ve lazer uygulamalarından sonra solaryuma girilmemelidir.
  • 16 yaşından küçükler solaryuma girmemelidir.
  • Şüpheli durumlarda doktora danışılmalıdır.
  • Seans öncesi ve sonrası profesyonel solaryum kozmetik ürünleri kullanmak cildin nem dengesi, görüntü ve kalıcılık açısından faydalıdır.


Bu bilgiler, basında ve internette yer almış çalışmalardan solaryum konusunda genel bir bilgi sunmak amacıyla derlenmiştir, kesinlikle bir hekim tavsiyesi niteliği taşımaz. Solaryum programınızı lütfen kendi hekiminize danışarak yapınız. Saygılarımızla.













www.solaryum.com © Tüm hakları saklıdır.